20090327 SEÇİM/GEÇİM DERKEN… / ALİ ŞAHİN
Dün şöyle bir kitapçıları kolaçan ettim. Epeyce bir dergi ile döndüm eve. İlk sayıları ile tanışma olanağı bulduğum Türkiye’nin ilk öykü gazetesi “Kül Öykü” nün sayfalarını karıştırırken içinde ne göreyim…”Yaprak… Fikir-Sanat Gazetesi” Birkaç kez çeşitli dergilerin tıpkı basım ek olarak verdiği gibi Nostaljik bir ek diye sevinmeme ramak kala , bir de baktım ki Özlem Sezer’in koca bir sayfa şiiri. Allah Allah… Sağını solunu kurcalarken en tepede: Mart 2009 Sayı: 2 “Kül Öykü Gazetesinin Ücretsiz Ekidir” yazısını gördüm. İlginçti ekin sayfaları da gazetenin tam ortasındaydı ve 21–28 sayfa numaralarını almıştı.
Evet, 1940’lı yılların sonundaki Yaprak (*) günümüzde çıksa neler yazılırdı dercesine çok güzel bir çalışma yapmışlar. Kutluyorum onları. Büyük bir zevkle okudum. Gerçi paylaşılacak şey çok ama güncel olması nedeniyle aşağıdaki yazıyı paylaşmadan edemedim.. Bakalım siz neler düşüneceksiniz?
“Yaprak Dergisi Haber Ajansı Olarak Ana Muhalefet Partisi CHP’ye Akıl Veriyoruz…
Evet, CHP’ye akıl veriyoruz, çünkü artık Deniz Baykal’dan umudumuzu kestik ve ona akıl vermekten vazgeçtik. Ona ”Allah akıl versin artık…”
Evet, CHP’yi uyarıyoruz, çünkü zavallı bir oy oranı ile Ana muhalefette kalmaktan ve oranın nimetlerini yemek yolundaki kişisel çıkarlarından başka bir şey düşünmeyen bu adamların her türlü akıla gereksinim var…
‘Kur-an Türkçe okunursa, Kur-an kursuna da gerek olmaz. Siz hiç İncil Kursu verildiğini duydunuz mu?’”
Ne dersiniz? Tartışılması gereken bir konu değil mi? Ben yorumsuz aktardım sadece. Başka da bir şey demiyorum.
“Çarşafa açılınmaz, çarşafa dolanılır… Dikkatli olun”
(…)
“Bir kuyunun dibinde bile
Gökyüzüne merdiven dayayanlar
Onlar ki kırmızı ve beyazla doğanlar
Hiç kader deyip kabullenir mi
Hayatları bir ayıpmış gibi kara kefenle
Balçığa gömülmeyi?”
Özlem Sezer’in "Beyaz, Kırmızı ve Kara: Çarşaf“ şiiri hatta şiirden öte destanı da aynı güncel konuyu işliyor. Ekteki diğer imzalara gelince: Bülent Turhan Gündüz(Nazım Hikmet’le Söyleşi) ve (Dalkavukluğa Övgü), Sadık Yalsızuçanlar (Gazze ya da Acı Kutsal Vahşidir), Kıymet Nadir Bindebir (Geçer mi Bu Şarap Boğaz’ımızdan)
Nostaljiden Günümüze taşınan bu güzel Yaprak’ın yanında. yine güzel bir “Kül Öykü” bedava diye bir espri ile noktalayayım yazıyı ben de.
İyi Seçimler..
***
Bu arada bu ay dergilere boğuldum. Ekin Sanat Külliyatı yanında; Afrodisyas-Sanat, Alaz, Ankara Edebiyat, Düğüm, Kitap-lık (Şiir Yıllığı 2008 veriyor yanında), Kül Öykü, Lacivert (Enver Gökçe Dosyası), Notos, Sunak, Türk Dili (Ocak-Şubat/ Dağlarca Özel Sayısı)…
2008 Şiirimizin 2 büyük ustasını da alıp götürdü giderken. Fazıl Hüsnü Dağlarca(1914), İlhan Berk (1918), bir de Ali Püsküllüoğlu (1935)’nu. Yıllıklarda yaşa hürmet en ilk sırada yer alırlardı, bu arada şiirlerine, sanatlarına saygısızlık anlaşılmasın, bu çalışmalarda şair ve yazarlar genellikle alfabetik değil de Doğum yıllarına göre alınırlar. Anısına diyerek yine ilk iki sırayı vermiş yıllık geçmiş yıllarda dergilerde çıkan birer şiirleriyle. Yıllığa bu açıdan göz attım. Onlardan sonra Sırası ile: Arf Damar (1925), Gülten Akın (1933), Cevat Çapan (1933), M. Sadık Kırımlı (1934), Kemal Özer (1935), Özdemir İnce (1936)
“Adımizi, Afrodisyas Sanat, Akatalpa, Akdeniz Edebiyat, Akşam Kitap, Alaz, Andız, Arkadaş, Asırlık Çağdaş Türkiye'deki Hisar, Aşkar, Ay Vakti, Az Edebiyat, Berfin Bahar, Bireylikler, Birgün Kitap, Bir Nokta, Buruciye Edebiyat, Cumhuriyet Kitap, Ç.N., Çağla, Dar Sokak, Deliler Teknesi, Denizsuyukasesi, Dergah, Deyiş, Dize, Dünya Kitap, Düş Kent, Edebiyat Ortamı, Edebiyat ve Eleştiri, Etken, Evrensel Kitap, Evrensel Kültür, Evvel, Fayrap, Forum Edebiyat, Gak, Gösteri, Gri, Hariçten Gazel, Hayal, Hece, Her Şeye Karşın, Heves, İkindiyağmuru, İle, İnsancıl, İtaki, K, Kanat, Karagöz, Karakalem, Karalama, Karayazı, Kertenkele, Kırknur, Kıyı, Kitap-lık, Kitap Zamanı, Koridor, Kritik, Kuşak Edebiyat, Lacivert, Mahfil, Mahsus Mahal, Merdiven Şiir, Mesele, Milliyet Kitap, Milliyet Sanat, Mor Taka, Mühür, No, Onaltıkırkbeş, Özgür Edebiyat, Palimpsest, Patika, Radikal Kitap, Rüzgar, Sabah Kitap, Serenat, Sınırda, Sincan İstasyonu, Sonra Edebiyat, Sözcükler, Star Kitap, Sühan, Süveyda, Şehir, Şiiri Özlüyorum, Şiiristan, Şiirsaati, Taflan, Tay, Temrin, Türk Dili Dergisi, Türk Dili, Türk Edebiyatı, Uhde, Üç Nokta, Varlık, Vatan Kitap, Virgül, Yaba, Yağmur, Yaratım, Yasakmeyve, Yazgı, Yazılıkaya, Yedi İklim, Yenişafak Kitap, Yeniyazı, Yokluk.” ‘Dergi ve Ekler’ taramış Baki Asiltürk “YKY Şiir Yıllığı 2008” i hazırlarken.
***
Alaz’a Gelen Dergiler: Akatalpa, Akköy, Ankara Edebiyat, Arkadaş, Bireylikler, Bizim Ece, Cep Sanat, Dar Sokak, Denizsuyukasesi, Dize, Kar, Mavi, On Altı Kırkbeş, Öğretmen Dünyası, Şehir, Şiirce, Yazılıkaya
___________________________________________________________
e-posta: bariscanogul@gmail.com
___________________________________________________________________
(*) Yaprak (dergi). 15 günlük sanat-edebiyat dergisi olan Yaprak, Orhan Veli Kanık yönetiminde Ocak 1949'da yayımlandı. 28 sayı çıktı, Orhan Veli'nin ölümünden sonra 1951 Şubat sayısı Son Yaprak adıyla çıktı. İlk sayıda sunulan şiir şöyledir:
Gül verir yonca alırız
Bülbül verir serçe alırız
Edebiyat verir yalınsöz alırız
Şarkı verir türkü alırız
Tek ses verir çok ses alırız
Halı verir kilim alırız
Kara tahta verir hayat alırız
Diploma verir değer alırız
Lisan verir dil alırız
Tesbih verir pergel alırız
Hacıyağı verir zeytinyağı alırız
Meta verir fizik alırız
Turan verir memleket alırız
Hemşeri verir yurttaş alırız
Salon verir sokak alırız
Hazırlop verir alınteri alırız
Canan verir dost alırız
Gözyaşı verir ümit alırız.
"Garip" akımı dergide göründü, Nazım'ı Kurtarma kampanyasına katıldı. Kadroda Orhan Veli, Oktay Rifat, Melih Cevdet, Sabahattin Eyüboğlu, Orhan Kemal, Necati Cumalı, Cahit Sıtkı, Cahit Külebi, Abidin Dino, Sabahattin Kudret vardı.
Derginin tıpkıbasımı Milliyet Sanat Dergisi'nce 1981'de ek olarak verildi.
Şair sıfatıyla tanıdığımız Orhan Veli, "Yaprak"ta makalelerine de yer verdi. Bu makalelerde ülke sorunlarını ele aldı, sorunların üzerine yürüdü.
Günümüzde, Orhan Veli'nin bu mücadelesi, www.yaprakdergi.com adresinde yayınlanan "Yaprak" ile Orhan Veli'nin bıraktığı yerden, ona ve yaptıklarına duyulan saygı ile, aynı heyecan aynı duyarlıkla Bülent Turhan Gündüz tarafından sürdürülmektedir
E-Mail: bariscanogul@gmail.com
Gazetelerde Bugün
Günlük basının gündemi hep ilginç gelmiştir bana. Kendi dar olanaklarımla bunca gazeteyi yan yana dizip incelememe imkân yok elbette. Ben genelde en çok 3–5 gazeteyi bir arada görebiliyorum, onları da ye bir dernek lokalinde, öğretmen evinde ya da bir çayevi vb yerlerde. Şunu da itiraf edeyim ki en çok gazeteyi bir arada gördüğüm yer Tokat’ın Turhal Öğretmen evi olmuştu.2003 yılı boyunca Pazar’dan dönüşte her akşam elden geçirirdim onları tek tek.
Bununla sınırlı değil elbette gazete başlıkları izleme. Her gün çeşitli kanalların günlük basını kolaçan etmelerini de kaçırmam genelde. Fakat onların bakış açıları biraz daha farklı oluyor.. Manşetten sapıyorlar çoğu zaman. Kimi siyasal nedenlerle kimi de aynı konuyu tekrarlamaktan kaçındığından gündemi yakalamak yerine küçük haberlere kayabiliyorlar.
Nette Cumhuriyet yapıyor bu işi bir süredir. Oradaki portal bu açıdan da ilginç geliyor bana. Abonelere mahsus sayfalarına dalmadan bu bölümü kolaçan ederim önce. Nette bunu başka şekillerde de gözlemek mümkün elbette. Gazetelerin birinci sayfaları ile sınırlı kalmakla yetinirseniz, ilk sayfaları yan yana açıp “Memleketimden İnsan Manzaraları” izleyebilirsiniz.
Bugün Cumhuriyetin gözü ile bakalım güzide basınımızı manşetlerine hep birlikte diyorum:
Cumhuriyet, bugünkü manşet haberinde Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan gazeteci Mustafa Balbay'ın yazılarının engellenmesinin, hukukçular ve İnsan Hakları Komisyonu üyeleri tarafından tepkiyle karşılandığını yazdı. Akşam'ın ise manşetinde Cumhurbaşkanı Gül'ün 'Kürdistan' sözü var.
İşte Türkiye'nin önde gelen gazetelerinin manşet haberleri...
‘Guantanamo uygulanıyor’/ Mustafa Balbay’ın “tecritte” tutulması ve yazılarının engellenmesi “insan hakları ihlali ve sansür” olarak değerlendirildi. Cezaevi yöneticilerinin emir aldığını ve keyfi davrandığını belirten Prof. Azrak, “Amaç tamamıyla susturmak” dedi. YARSAV Başkanı Eminağaoğlu da Guantanamo’da rastlanabilecek olayların Türkiye’de gündeme gelmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. CUMHURİYET
Roman havası/ Sulukule'den sürülen Romanlar taksitleri ödeyemedikleri için Taşoluk'taki TOKİ evlerinden çıkmak zorunda kaldılar. 300 aileden sadece 27'si oturuyor. HÜRRİYET
Cizre'de dehşet ifadeleri/ Cizre'de 13 kemik parçasının bulunmasıyla sonuçlanan kazıların yapılmasına ve Kayseri İl Jandarma Komutanı'nın gözaltına alınmasına neden olan süreci başlatan ifadelere Milliyet ulaştı. İfadelerde, 5 cinayetin dehşet dolu ayrıntıları var. MİLLİYET
Ankara'da sürpriz/ Son araştırmaya göre MHP'li Yavaş, CHP'li rakibi Karayalçın'ı geride bırakıp AKP'li Gökçek'i zorlamaya başladı. İstanbul'da Topbaş önde gidiyor. RADİKAL
Kürdistan'a tornistan/ Seçimi unutturan 'Kürdistan' sözüyle işler karıştı. Cumhurbaşkanı, Bağdat'tan döner dönmez 'Ben o ifadeyi kullanmadım' dedi ama gazeteciler aksini söylüyor. AKŞAM
Şahin teyzeler/ Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin seçim bölgesi Antalya'da 4 gün arayla 2 teyzenin hışmına uğradı. İlk teyze bakana " Deniz Feneri ne oldu? Size oy moy yok!" demişti. Dün de bir başka teyze elinde mikrofon oy isteyen Bakan Şahin'e camdan şöyle seslendi. POSTA
Profesörün isyanı/ Serdar Kepenek'i İSFALT'a istifa ettiği iddia edilen asfalt uzmanı Prof. Ronald Blab, "Çok kızgınım. 3 gündür Eurasfalt'tan arayıp beni sakinleştirmeye çalışıyorlar. Ben bir yolsuzluğun parçası olmadım" dedi. VATAN
Kızlarla geyik 'Ren geyiği' oldu/ AB Komiseri Rehn, iki kadın sunucuyla "10 Rum esir öldürdüm" diyen Atilla Olgaç'ın Türkiye'ye Lahey yolunu açtığını ima etti. HABERTÜRK
Anayasa Kürtlere çok dar geliyor/ Gül'ün ağzından Kürdistan Bölgesel Yönetimi'ni tanıyan Türkiye'nin gündemine yeniden "PKK'ye af" tartışması girdi. Affın çözüm olmadığı, Anayasa'nın değişmesi tartışılıyor. BİRGÜN
Krizden önce biz çıkacağız/ Başak Şimşek, küresel krizin üçte ikisinin geride kaldığını ve alınan önlemlerle krizden önce Türkiye'nin çıkacağını söyledi. SABAH
Türkiye uçurumda/ SP Lideri Kurtulmuş, Türkiye'nin uçuruma sürüklendiğini belirterek "Bu seçimlerde işaret fişeğini yakıyoruz. Ülkeyi kurtaracağız" dedi. TERCÜMAN
Böyle olacağı belliydi/ Cumhurbaşkanı Gül'ün Bağdat yolunda yaptığı 'Kürdistan' açıklaması Türkiye gündeminde bomba gibi patladı! YENİ ŞAFAK
Termos bombacısı Nevruz'a katılınca yakayı ele verdi/ Diyarbakır'ı kana bulayan bombalı saldırının failinin PKK'nın gençlik yapılanmasında yer alan Burhan G. olduğu ortaya çıktı. ZAMAN
Cumhuriyetin el attığı günlük gazete sayısı bu kadarmış Ama Türkiye’de kaç tane günlük gazete çıkıyor acaba? Yöresel olanları dışta bırakırsak.. Bunların hesabı sürekli değişir mutlaka. İzmir 5. Uluslarası Şiir Buluşmasında Kırmızı Yayınları Editörü Fahri Özdemir, Türkiye’de 2132 Şiir ve Edebiyat dergisi çıkıyor dediğinde büyük bir hayret uyandırmıştı herkeste ve uzun süre tartışılmıştı. Ben de gazeteleri merak ettim işte.. 25 Mart 2009
EGE TELGRAF GAZETESİ
KÜNYE
İzmirin Sesi Kuruluş Tarihi : 10.08.1960
Ebedi Başkan : Sezer Doğan
Ege Telgraf Gazetecilik Matbaacılık ve Ticaret Limited Şirketi Adına :
Nurten Doğan
Genel Yayın ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü :
Aylin Suphandağlı
Yazı İşleri Müdürleri:
Atilla Köprülüoğlu - Deniz Keser
İdari Müdür : Cengiz Kipkurt
Yayın Danışmanı : Vahap Dabakan
Haber Müdürleri :
Müslüm Karaaslan
Tülin Özgen
Teknik Müdür : Nehir Sağır
Spor Müdürü : Caner Tok
Görsel Yönetmen : Handan Yağmur
Magazin Müdürü : Aycan Suphandağlı
Yönetim Yeri :
İş Yeri Adresi : 1371 Sokak No:2
Kasman İş Hanı Zemin Üstü 4.5.6.7. Çankaya - İZMİR
Tel : 0232 446 88 47 - 0232 483 99 66
Faks : 0232 446 88 53
Basım Tesisleri :
Star Matbaacılık Sanayi ve Ticaret A.Ş. Gaziemir - İZMİR
Tel : 0232 251 76 32
E-mail : egetelgraf@mynet.com
Yayın Türü : Yerel Süreli Yayın
Bu Gazete Basın Meslek İlkelerine Uymaya Söz Vermiştir.
e-posta: bariscanogul@gmail.com
Anasayfa Rıfat Ilgaz Arşivi Taşköprü'den Bakış Kastamonu Net (Blogcu) Şiir Sayfası Öykü Sinema Atatürk Edebiyat Roman Yazıları Politika • A.Alsah Blogları •AliŞahin'inNotDefteri / Haziran '07 • AlsahBlogYazılarıSeçkisi / Haziran '07 • EdebiyatGündemi / Kasım '05 • EnGüzelAtatürkŞiirleri (Seçki) / Aralık '05 • GünDem / Haziran '07 • Günden Güne / Haziran '06 • GüneşeKarşıYürümek • İşte Öyle Bir Şey • Günlerin Getirdiği / Mayıs '06 • KastamonuNet / Aralık '05 • Okudukça • ÖykülerÖykücüler / Aralık '05 • RomanYazıları / Aralık '05 • RıfatIlgazArşivi / Ağustos '06 • ŞiirlerŞairler / Aralık '05 • Taşköprü'denBakış / Kasım '05 • UmudaYolculuk / Mayıs '06 • YedinciSanat / Aralık '05 • YenidenDergi / Haziran '07 • YeniDergi / Ocak '07 • YeniGüneTürkü / Ocak '07 • ALİ ŞAHİN (a.alsah) SİTE, BLOK VE WEB SAYFALARI ::: "Biri Mutlaka Sizin İçin..." • ALİ ŞAHİN (a.alsah) / TÜM YAZILARI
MEHMET AYDIN / ANI
A. ALİ ŞAHİN ______________________________________________
2006-05-20 Şair Mehmet Aydın... Adını ilk kez 1970'te bir ödül nedeniyle duymuştum. Ama asıl tanımam Gazi'deki öğrencilik yıllarımda oldu. Benim için o bir öğretmendi Gazi Eğitim Enstitüsü'nde bıçak sırtında öğrencilik yıllarımızda... Yıl 1975-78. Yılda bir buçuk ay giderdik, Beşevler'den Gazi'ye; dönem zor bir dönemdi, Her katın, her dersliğin bir "reis"i vardı. Benim bir şansım da bizim sınıfın "reis"inin Çorum İlköğretmen Okulu'ndan bir sınıf altımızdan Ali Ekber Eker olması oldu. Abi dediği bana kardeşlik yaptı o dönemlerde... Yoksa bizim gibi düşünenlerin, bir de örgütlü öğretmenlerin oralarda barınması oldukça zordu. Gün geçmiyor ki küçüklü büyüklü bir olay baş göstermesin. Üç yıl içinde ben ve arkadaşlarım Gazi kantinine girip bir çay bile içememiştik. Rahat bırakmaz, dirlik vermezlerdi; kuşatma altında bazı günler okulda yakalamışlarsa bir yerlerde bir törenlere, bir protestoya götürürlerdi. O gün oradan kaçmaya kalksan yakalanırsan okul yaşamının sonu olurdu en azından. Sınıfa biri girer önden "dergi" dedikleri(!) bir şeyleri dağıtır, biri de ardından gelir toplardı paralarını; birileri de kapıda nöbette... "Almamak mümkün mü sevip de seni!..."
1976 Yazı bir anımı hiç unutmam. ilk derslerden birinde öğretmenin biri yoklama yapıyor: "Bekir Koçak...", "Mahmut Türkkan..." dedi Hoca... "Burada" dediler.. hem var-yok çetelesi hem tanışma... Biri Yozgat, biri Nevşehir- Ürgüp dedi. O an aklıma o sıralarda örgütlü öğretmenin savaşımını anlatan "Güneşin Katli"ni yazan Mehmet Türkkan geldi hemen. Öyle ya o da oralı. Usulca arkama döndüm ikimizin duyabileceği bir sesle: "Sen Mehmet Türkkan'ın nesi oluyorsun?"diye sordum direkt, çünkü kitabın arkasındaki resimle arkadaşın siması arasında da bir benzerlik ssezmiştim. Yüzüme baktı ve "Hiiiç!... " dedi, "O da kim ki?" diye kestirip attı. Sonra teneffüste yanıma geldi ve ne düşündüyse hakkımda nasıl bir izlenim edindiyse, "Sen Mehmet Türkkan'ı nereden tanıyorsun ki? O benim abim olur." dedi. Daha sonra O'nunla ve sıra arkadaşı Bekir Koçak (*) ile o kadar yakın bir dost olduk ki, sormayın... (Sonra o iki çelişkili durumla ilgili sorduğumda Mahmut, bu arkadaş bizden olmasa, Reha Oğuz Türkkan'ı sorardı demek ki abimi sorduğuna, O'nu tanıdığına göre zarar gelmeyecek biri diye akıl yürüttüğünü söyledi bana. Kader, sonra da Mehmet Türkkan, bizim Muharrem Uğurlu ile Gazi'nin yönetiminde görev aldılar 78'lerde.)
İlk iki yıl zorun zoru bir dönemden geçtik; üçüncü yıl MC yıkıldı da bir nebze olsun soluk alabildik, bir de bizi Yenimahalle'de Mustafa Kemal Lisesi'ne verdiler son yıl. Çevre olarak da rahattı. Derslerde kışkırtan hocalara, Cumhuriyet gazetesine dahi Bab-ı Ali'nin Pravda"sı diyenlere yüreğin varsa karşı çık. Hemen ders çıkışı yolun çevrilir, parçalarını toplayabilirsen en mutlu sensin!... Mehmet Aydınlar'ın da durumu bizden farklı değildi ve yapabilecekleri bir şey de yoktu ellerinden gelen, ancak bizi temkinli konuşmaya, sükunete davet ederlerdi. Hiç olmazsa onlar ders işlerlerdi, politikasız propagandasız, kışkırtmasız... Hoca, 1970 TRT Büyük Ödülünü alan kitabı "Özgürlüğe Açılan Eller"i imzalayıp getirmişti bize. Mutlu olmuştuk.
Nereden nereye, Çınar Yayınları'ndan Kadir İncesu bana e-maille "Rıfat Ilgaz Sempozyumu Programı"nı gönderdiğinde, "Rıfat Ilgaz Arşivi"me duyuru olarak koyarken de bir yandan okuyordum bildiri sahiplerini, O arada heyecanla gördüm Mehmet Aydın Hocamın da bir bildiri ile sempozyuma katılacağını. İkinci gün 2. salonda "Rıfat Ilgaz ve Eğitim" konulu 4. oturumda başkanlık yapacaktı. Bir de 3. gün "Rıfat Ilgaz'ın Şiiri" konulu 2. salondaki 1. oturumda, "Rıfat Ilgaz'ın Şiirine Kısa Bir Yolculuk" başlıklı bildirisini sunacaktı. Demek 26 yıl sonra hocamla karşılaşacaktım, kısa dönem öğrencisi olduğumuzdan tanıması olası değildi herhalde. İlk gün öğleden sonra karşılaştık, yanında eşi Muzaffer Hanım da vardı. "Hocam, ben Gazi'nin Mektupla Öğretm/ Telgrafla Sınavcı öğrencilerinden... " diye kısaca kendimden söz ederek tanıştık, çok mutlu olduğunu sezdim -ki, hareketleri ve eşi hanımefendiye tanıtmasından da belli oluyordu bu- , nihayet Kastamonu ziyaretinde de bir öğrencisi çıkmıştı. Hal hatır, hoşbeşten sonra zil çaldı ve ayrıldık. 3 gün süresince zaman zaman kısa kısa sohbetlerimiz oldu, Taşköprü'ye davetimin pek uygulanma olasılığı yoktu, cumartesi de Cide gezisi olacaktı; hafta başında da hocamın hem dersi olması, hem de Gazi'nin bilmem kaçıncı yılı kutlamaları olması buna olanak tanımadı.
1971'den bu yana 10 şiir kitabını çıkarmıştı Mehmet Aydın. Ve 10. kitap ilk 9 kitabından seçtiği şiirlerini kapsıyordu. Sağ olsun imzalayıp getirmiş ertesi gün. Bu arada ben de netten bir şeyler araştırmaya çalıştım o gece ama pek sağlıklı bilgiye ulaşamadım, daha önce de bir vesile ile bakmış bulamamış hatta ilk kitabından bir şeyler yayımlamak için kitabı çalışma masama getirmiş ve okumuştum yeniden.
Özgürlüğe Açılan Eller (Şiirler, 1971), Halkın Soluğu (Şiirler, 1978), Işığın Kavgası (Şiirler, 1979), Yeryüzü Sancısı (Şiirler, 1985), Şiirsiz Kalmasın (Şiirler, 1985), Yürekte Yanan Dünya (Şiirler, 1988), Mavi Ter (Şiirler, 1992), Işıltılar (Şiirler, 1995), Derin Bir Aynadan (Şiirler, 1999), Bozkırı Aydınlatan Mavi, (Şiirlerinden Seçmeler, 2004).
Şairin İnceleme ve Araştırma (10), Dile İlişkin Kitap ve Sözlük (8), Ders Kitabı (2), Ortak Kitap (10) olmak üzere 30'u aşkın yapıtı daha bulunmaktadır. 1987'de O'nun Hasan Hüseyin Korkmazgil (Yaşamı, Sanatı)inceleme-araştırması geçmiş elime büyük bir zevkle okumuştum kısa sürede... Kitabı da daha sonra 2000'de çalıştığım bir ilçede bir arkadaşın o zamanlar çok kitap okuyan kızına vermiştim elimdeki tüm "Hasan Hüseyin ve Nazım Hikmet Külliyatı" ile birlikte...
Sempozyum aralarında ve akşamları okudum kimi şiirlerini atlaya atlaya, sonradan daha titiz olarak okumak üzere. Sonra arka kapak yazısını:
"Toprak ve gönül adamı Mehmet Aydın, şiirlerinde ırgatlık yapan körpecik çocukların, orakçı, çapacı kadınların, boynu bükük yoksulların, yorgun gurbetçilerin, yersizlerin, yurtsuzların, umarsızların yaşamlarından bize umut dolu dizeler devşirmiştir.
O kendini boylu boyunca yurduna ve insanlığa adamış; hep bilginin, erdemin, onurun, sevginin bayrağını dalgalandırmıştır. Yaşamı boyunca gericiliğe, bağnazlığa, bilinçsizliğe, aymazlığa,ayrımcılığa , sömürüye ve baskıya karşı aydınlık bir dünya için savaşmış: "sevgilerin üstüne basmayın!.. diye haykırmıştır" diyordu Attila Aşut arka kapak yazısında Mehmet Aydın şiiri için..
(...)
______________________________________________
(*) Bekir KOÇAK: Yozgat 1946 doğumlu. Şair. 1978'de Gazi Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümünü bitirdi. O dönemin zor öğrencilik yıllarında şiirlerinde "Savaş CANOĞUL" adını kullandı. Özgürlüğün Elleri (Şiirler, 1975), Gizemi Temmuzda Saklı (Şiirler, 2000) adlı iki şiir kitabı var.
Sevgili Mehmet Aydın'a Alkımsanat'tan selamlar sevgiler yolluyoruz..
OKUDUM
Dışarıda gök gürültüsü
Uzandım pencereden
Doğayı okudum
Duvarda kadın tablosu
Süt beyaz
Tuttum çıplaklığını okudum
Pusette uyumuş bir bebek
Tertemiz sular gibi
Eğildim tazeliğini okudum
Bahçede badem çiçekleri
Kokular saçıyor havaya
Odama sinen baharı okudum
Şarkılar geliyor kırık ve yanık
İnsanın içine işleyen
Çırpınan ezgileri okudum
Bulutlar birden yere sarktı
Sokakta adımlar sıklaştı
Koşuşan adını okudum
Yarım kalmıştı kitabım
Aklım sıkışık rafa takıldı
Kavrayıp sıkıca onun/ışıltılarını okudum
Mehmet AYDIN
(Bozkırı Aydınlatan Mavi,
2004, s. 143)
e-posta: bariscanogul@gmail.com