45 Takipçi | 83 Takip
Kategorilerim

Sevdiğim Fotoğraflar

Gitmek İstediğim Yerler

Benim Tarzım

Okumak İstediklerim

İzlediklerim

Gezdiğim Yerler

Evim İçin

Sinema

Diğer İçeriklerim (97)
Tüm içeriklerim
Takipçilerim (45)
01 12 2010

Ekinsanat

Ekinsanat AYLIK EDEBİYAT VE DÜŞÜN DERGİSİ   Dergimiz, nitelikli şiirleri okuyucularıyla buluşturmak ve bu dalda uğraş veren kimseleri tanıtmak amacıyla bir çalışma başlatmıştır. Dergimizin felsefesine yarışma uygun düşmediği için bu çalışmamız bize çalışmalarını göndereceklerce yarışma olarak anlaşılmamalıdır. Amacımız bize gönderilen kitaplaşmaya uygun 3 kitabı seçmek ve yayınlamaktır. Kitap olarak seçilmeyen ama yayınlanmaya değer şiirleri de gerek dergimizde, gerekse uygun bulduğumuzda şiir antolojisi olarak yayınlamak düşüncesindeyiz.   KATILIM KOŞULLARI:   Herkes; kitaplaşmaya uygun şiirlerle yurt içinden ve yurt dışından katılabilir. Son gönderme Tarihi 31 Mart 2011’dir. (Gerek duyulduğunda bu tarih 2 ayı geçmemek koşuluyla uzatılabilir). Bize gönderilen dosyalar ön incelemeye alınacağından son katılım tarihini beklememekte yarar vardır. Ekin Sanat Dergisi’nin yazı kurulu ve temsilcileri katılamaz. Yayınlanmayı hak kazanan üç dosya 25 Haziran 2011 Tarihinde açıklanacak ve sonuçları dergimizin Temmuz 2011 sayısında açıklanacaktır. Seçici Kurul son katılma tarihinin bitimiyle birlikte açıklanacaktır. Şiir dosyasını gönderen herkesin dergimize abone olma koşulu vardır. Abone olmayanların şiir dosyaları değerlendirmeye alınmaz. Dosyalarını gönderenler abone bedelini yatırdıkları dokümanın fotokopisini veya aslını ya posta yoluyla adresimize ya da internet aracılığı ile dergimizin internet adresine ulaştırabilirler.   ABONE KOŞULLARI:   Yurtdışı: 50 Euro Yurtiçi: 50 TL’dir   ABONE BEDELİ: Celal Fil Kızılay PTT Şubesi/Ankara Hesabına yatırılır. Hesap No: 5307943     6179128   Ekin Sanat Konur ... Devamı

29 11 2010

Öğretmenler Günü ve ‘Köy Enstitüleri’

Öğretmenler Günü ve ‘Köy Enstitüleri’   24 Kasım Öğretmenler Günü’nde, Köy Enstitüleri ile onun mimarları, dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel ile için İsmail Hakkı Tonguç’un da hatırlanması gerekmez mi? Hasan Âli Yücel, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nü bitirmiş ve 1922’de öğretmenliğe başlamıştır. 1924 yılında milletvekili olan Hasan Âli Yücel, 1938 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’na getirilir. Onun bakanlık yaptığı dönem Milli Eğitim’in en parlak dönemi olmuştur. Bu dönemde: - Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi kurulur. - Yüksek Mühendis Okulu, İstanbul Teknik Üniversitesi’ne dönüştürülür ve Ankara Tıp Fakültesi kurulur. - Türkiye’nin “aydınlığa açılan kapıları” olan Köy Enstitüleri kurulur. - Dünya edebiyatının ve düşün dünyasının klasik eserleri, en yetkin çevirmenler aracılığıyla Türkçeye çevrilir. - Devlet Konservatuvarı kurulur. - Onun çabaları sonucunda Türkiye UNESCO’ya üye olur. - Üniversiteler Yasası çıkarılır. 1946 yılında, 7 yıl sürdürdüğü Milli Eğitim Bakanlığı’ndan isteği ile ayrılır Köy Enstitüleri Hasan Âli Yücel ile İsmail Hakkı Tonguç’un büyük çabalarıyla oluşturulmuş bir eğitim devrimidir. Köy Enstitülerini UNESCO, “dünyanın örnek alması gereken öğretim kurumları” olarak göstermiştir. Sayıları 21’e ulaşan Köy Enstitüleri 1954 yılında kapatılmamış olsaydı, Türkiye’nin dünya ulusları arasındaki yeri en ön sıralarda olurdu... Devamı

29 11 2010

‘Muhafazakârlığın artması kadın işgücüne tehdit’

Kemal Kılıçdaroğlu’nun Diyarbakır, Şanlıurfa Gezisi CHP ve Kürt Sorunu... Elbette sosyal demokrat bir halk partisi olan CHP, ülkemizin önemli bir sorunu olan Kürt sorununa da demokratik, barışçı çözüm üretmeyi görev bilmektedir. Kılıçdaroğlu’nun Diyarbakır’da vurguladığı gibi, bu sorunun da “çözüm adresi” CHP olacaktır. Nitekim, SHP/CHP 1989’dan bu yana Kürt meselesinin ülke bütünlüğü içerisinde barışçıl çözümü için sürekli bir çaba içerisinde oldu. Ercan KARAKAŞ Eski Kültür Bakanı, SODEV Onursal Başkanı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Paris’teki Sosyalist Enternasyonal toplantısından döner dönmez Diyarbakır ve Şanlıurfa’yı ziyaret etti. Bizim de katıldığımız gezi programı başlangıç için son derece başarılı ve umut verici oldu. Diyarbakırlılar Kılıçdaroğlu’na ilgisiz kalmadılar. Sorunlarını dile getirdiler. CHP’nin sorunların çözümü için daha etkin olmasını istediler. Siverek ve Şanlıurfa’da Kılıçdaroğlu ve CHP heyeti büyük sevgi gösterisi ile karşılandı. Özet olarak, uzun bir zaman aralığından sonra gerçekleştirilen bu gezi gelecek için umut verdi. Hiç kuşkusuz bu gezilerin sistemli bir biçimde sürdürülmesi, CHP’nin bölgedeki varlığını güçlendirmesi için asla ihmal edilmemesi gereken bir husustur. Nitekim, Kılıçdaroğlu da bu ziyaretlerin aralıksız olarak sürdürüleceğini söyledi. Elbette sosyal demokrat bir halk partisi olan CHP, ülkemizin önemli bir sorunu olan Kürt sorununa da demokratik, barışçı çözüm üretmeyi görev bilmektedir. Kılıçd... Devamı

29 11 2010

WikiLeaks merakla beklenen belgeleri açıkladı

WikiLeaks merakla beklenen belgeleri açıkladı WikiLeaks adlı internet sitesi Washington yönetiminin tüm çabalarına rağmen gizli belgeleri yayınladı. Belgelerde, ABD'li diplomatların Türkiye hakkındaki ifadeleri şöyle: Türkiye'nin AB üyeliği çok zor, Türkiye, kısırdöngü içinde gerekli AB reformlarını yapamıyor. Erdoğan'ın 'gizli bir İslamcı ajandası' olabilir. Cumhuriyet Haber Portalı/AA Paris - New York Times gazetesi, dünyada büyük merakla beklenen internet sitesi WikiLeaks'in sızdırdığı ''gizli devlet'' belgelerini yayınlayan ilk kuruluş oldu. Belegeler daha sonra İngiliz Guardian, Fransız Le Mond ve İspanyol El Pai gazeteleriyle Alman Der Spigel dergisinde de yayınlandı. Guardian'ın internet sitesine koyduğu belgelerde Türkiye ile ilgili bir çok bilgi yer alıyor. "Erdoğan'ın İslamcı ajandası var" Belgelerde Türkiye'nin gelecekte İslam devleti olma yolunda ilerlediği ve Avrupa Birliği'ne üye olamayacağı belirtiliyor. Amerika’nın Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘gizli bir İslamcı ajandası’ olduğundan şüphe ettiğine ilişkin bilgiler yer alıyor. Belgelerde, ABD'li diplomatların Türkiye'nin AB üyeliğini çok zor olarak gördüğü ve Türkiye'nin ekseninin doğuya kaydığı da belirtiliyor. Belgelerde, "Türkiye, kısırdöngü içinde gerekli AB reformlarını yapamıyor" deniliyor.   "ABD, Türkiye'yi İran konusunda karışmaktan vazgeçiremedi" İngiliz Guardian gazetesi, Wikileaks'in açıkladığı son gizli belgelerde ''ABD'nin, Türkiye'yi İran konusuna karışmaktan vazgeçirme çabalarının başarısızlıkla sonuçlandığının ortaya çıktığını&#... Devamı

28 03 2010

Hamdi Yaver Aktan: Hukuksuzluk AİHM’den Döner

Yargıtay 8. Ceza Dairesi Üyesi Hamdi Yaver Aktan’dan yargı reformuna ağır eleştiriler: Hukuksuzluk AİHM’den döner Hukuka özen gösterilmelidir. Tazminat ödeyerek bazı hukuksuzluklar giderilemez. Basit usul hatası da ağır usul hatası da kabul görmemelidir. Hükümet AB’nin ilerleme raporları ve ziyaret raporlarında yazılanların aksine Adalet Bakanı ve müsteşarının HSYK’da kalmasına ve Cumhurbaşkanının kurula üye seçmesinde ısrarlı. SÖYLEŞİ / LEYLA TAVŞANOĞLU /  CUMHURİYET 28 MART 2010 Yargıtay Sekizinci Ceza Dairesi üyesi Hamdi Yaver Aktan hükümetin yeni yargı reformu tasarısını değerlendirirken şunu söylüyor: “Bu tasarı yüksek yargıyı hedef alıyor. Türkiye’de yapılan hukuksuzluklar AİHM’den dönmeye mahkûmdur. Her seferinde de Türkiye tazminat ödemeye mahkûm edilmektedir.” - Hükümet anayasa değişikliğiyle kendine göre yargıda da reform yapmakta kararlı görünüyor. Yargıda yapılacak reform ne anlama geliyor? H.Y.A. - Temmuz 2007 seçimlerinden sonra ortaya bir anayasa taslağı çıktı. Aslında yargıda yapılmak istenen değişikliklerin ipuçlarını o taslakta gördük. Ama bu taslak bir süre sonra adeta unutuldu. Ardından Türk yargısının, Türkiye kamuoyunun hiçbir bilgisi olmadan yargı reformu strateji taslağı hazırlanıp Avrupa Birliği Komisyonu’na verildiğini kamuoyundan öğrendik. O dönemde Yargıtay konuyla ilgili bir çalışma yapıp kamuoyuna bu taslağın olumsuzluklarını Mayıs 2008’deki bir bildiriyle açıkladı. O tarihten sonra değişikliklerin çok hızlı bir şekilde önümüze geleceği söylendi. Bir zaman duruldu. Ancak görülüyor ki bu strateji raporunda ısrar edilmektedir. Strateji raporunda referans alınan kayna... Devamı

05 12 2009

Orhan Kemal'in “Hanımın Çiftliği” Üçlemesi / Ali ŞAHİN

TV Dizileri ve Üçlünün Yeni Basımı Bağlamında Orhan Kemal'in “Hanımın Çiftliği” Üçlemesi Üzerine / Ali ŞAHİN VUKUAT VAR   Orhan Kemal’in romanı Vukuat Var, Hanımın Çiftliği dizisinin ilk kitabıdır. 1950 seçimleri sırasında bir gazetede tefrika edilmiş ancak kitap olarak 1958’de basılabilmiştir. Olay 1946–1950 yıllarında Adananın işçi mahallesi olan Karşıyaka’da geçer. Bir fabrika işçisi olan Güllü’nün babası Kürt Çemşir (Güllü, dördüncü karısından), ağabeyi Hamza ve aileden sayılan, emmi dedikleri Berber Reşit, içki ve kadın düşkünü işsiz, hayta kimselerdir. Güllü’nün aynı fabrikada işçi Fellah Kemal’i sevdiğini, yalnız kızın annesi bilir. Kemal Güllü ile evlenmeyi düşünse de, henüz askerliğini yapmamıştır. Baba Çemşir’in, ağabey Hamza ile Reşit Emmi’nin bir gece geç vakit bir içki alemi dönüşü beraberlerinde getirdikleri sıska Ramazan uykudan kaldırılan Güllüyü yarı çıplak görür, kıza aşık olur. Zengin bir çiftlik sahibinin yeğenidir Ramazan. Güllüyü sevdiğini dayısına doğrudan doğruya söyleyemez, bu işi imam Kabak Hafızdan rica eder. Kabak Hafız uydurma bir rüya sayesinde, Yasin Ağanın da yardımı ile Muzaffer Beyin bu evlenmeye peki demesini sağlar. Kemalin Güllü ile olan ilişkisi duyulmuştur. Berber Reşit bin liralık başlık parasının yarısı kendinin olacağı, Muzaffer Beyin çiftliğine de yan gelecekleri için, Güllüyü muhakkak Ramazanla evlendirmek istemekte, bunun için kızın ağabeysi Hamza’yı kışkırtmakta, fakat ikisi de çekindikleri için bir şey yapamamaktadırlar Kemale. Bir gün Muzaffer Beyin kâhy... Devamı

03 12 2009

ÇORUM İLKÖĞRETMEN OKULU MEZUNLARI SİNOP'TAYDI

SİNOP'TAYDIK 2009 yılı toplantımız Sinop'ta gerçekleşti. 21 Kasım Cumartesi günü Sinop Öğretmenevi'nden topluca Sinop Anadolu Öğretmen Lisesine gidildi. Burada Okul Müdürü olan arkadaşımız Recep Saraçlı'nın hazırladığı ortamda ilk etkinliğimiz gerçekleşti. Daha sonra otobüslerle tarihsel Sinop Cezaevi'ne gidildi. Cezaevi gezisinden sonra Alaiye Medresi'si gezildi. Tersane semtindeki kotracılar ile Sinop'un Yalı Kahveleri bölümüne gidildi. Akşam öğretmenevindeki yemeğimize 85 kişi katıldı. Sinop Belediye Başkanı Baki Ergül onur konuğumuz oldu. İkinci gün: Otobüslerle çıkılan yolculuğumuz Akliman ve Hamsaros gezildikten sonra Erfelek'te kısa bir mola aldı. Erfeleğin o pastel renk cümbüşünü taşıyan ormanlarından sonra Tatlıca şelalerine ulaşıldı. Burada Erfelek Belediye Başkanı arkadaşımız Muzaffer Şimşek'in ikrami olan yiyeceklerle ile Muhittin Gökmen'in espri ve şakalarıyla bir piknik yemeği yenildi. Erfelek'e geri dönüldüğünde yine Muzaffer şimşek'in hazırladığı kestane kavurması yenildi. Gezimiz Sinop Öğretmenevi'nin bahçesinde gözyaşları içinde vedalaşılarak bitirildi. Geziye ilişkin yazılar, fotoğraf albümleri ile videolar önümüzdeki günlerde sitemizde yer alacak. Corumio28 Kasım 2009   Çorum İlköğretmen Okullular Sinop Buluşması ... Devamı

17 05 2009

HÜZÜNLE GÜLMEKARASI

HÜZÜNLE GÜLMEKARASI ben yokum o adrestegözlerine güvercin düşen bebek sevincine kurulan pusuvuralım kendimizi yollarabu yol yabancı bu iklim kuşatılmış acılar durağı yoksun ürkek ellerin senin resmin tanırımmevsimden mevsime gezinen dostluk şaşkın tufan artığıyağmursuz kuruyan tohumanlamak bana düşersen hala tutsak mısın bilemiyorum alışkın değilim dündü gelip geçmiştisen vardın kapanmış kapılar soysuz bir bulutbir de hüzünle gülmek arası gidip gelen uykular yaşamın içinde kadınlar acının ortasındaçiçek bozuğu düğüm saçları kankurusukaracaoğlan yunus ahu gözlüm dağ yangını kıvılcımkülünde dirilen can yıllandı şarap mahzende hani düğün söz dinlemez hain efkargençliğim yarım kalan şenliksinema afişleri iki yüzlü güzellik hangi durakta ben bendim kimbilir tutsaktım kısıktı sesimkahrın yüzüydüm kirlendim görünmez kuytulardadepremsiz yıkıldı hevesim Bekir KOÇAK, Gizemi Temmuzda Saklı, (s. 52-53)... Devamı

31 03 2009

SEÇİM, GEÇİM, BOYOZ, KUMRU, İZMİR ÜZERİNE...

İzmir Yılmaz ÖZDİL  yozdil@hurriyet.com.tr Türkiye'den sıkıldığım zaman İzmir'e giderim ben.Simite gevrek deriz biz...Çekirdeğe çiğdem.Kordon elektrik aleti değildir.Kumru da kuş değildir bizim için...Yengen'i yeriz.Sen sigorta dersin... Biz asfalya deriz.Uzatmayız...Gidiyom geliyom deriz.Domates dediğin, domat işte.Evimiz isterse 800 metrekare olsun, balkonda otururuz. Hıdrellez filan gibi mazeretler uydurur, sabaha kadar sokaklarda içeriz. Bi oturuşta 60'ar 80'er midye yeriz, istifno severiz, cibez'e bayılırız; gece 3-4 gibi boyoz'a dalmazsak, kan şekerimiz düşer! Boş lafa karnımız toktur bu arada, tırışkadan teyyare gibi atasözlerimiz vardır...*Paraşüt kulesinden atlamayana kız vermezler; kızlarımızı da tavlayamazsın ha... Canı çekerse, o seni tavlar! Liseye giden kızının erkek arkadaşının olması kasmaz babaları; kendilerinin de kız arkadaşı vardı lisede... Bak iddia ediyorum, okey şampiyonası düzenlense, İzmirli kadınlar alır kupayı... Erkekleriyle kahveye giderler çünkü... Şaşırdın di mi? Al buna da şaşır, nargile içerler... Askılı giyerler, şortla gezerler, öküz gibi bakarsan, bi çakar, bi de duvardan yersin... Gönül Yazar'ız, Sezen Aksu'yuz; bir gül takıp da saçlarına, çıktı mı deprem sanırdın kantosuna, Karantinalı Despina'yız... Sensin Varoş! Biz tenekeli mahallede bile el ele gezeriz.*Erkeklerimiz de fena değildir hani... Detaya girmeyeyim, Ayhan Işık, Metin Oktay, Mustafa Denizli mesela, bi fikir verir sana... Ertuğrul Özkök'ün kırdığı cevizleri okuyoruz; eşi kafasına ütü atmış... Ayıptır söylemesi, Mahsun Kırmızıgül'le Alişan'ı ayırt edemeyiz biz.*Gülümseriz.*Enginarın başkentidir; İzmirlidir incir. Kazandibi hemşeri... 78 çeşit köftemiz olduğu için, McDonald's'ın bunalıma girdiği tek şehirdir... Zeytinyağı severiz, dünyanın en boktan durumuna ... Devamı

30 03 2009

Cumhuriyet Gazetesi Arşivi'ni Gezerken...

Çok ödüllü şair Abdülkadir BudakARİF DAMARŞubat 2009 ve bu ayı kapsayan edebiyat dergilerinden Afrodisyas Sanat, Akademi Gökyüzü, Akatalpa, Alaz, Andız, Arkadaş, AZ Edebiyat, Berfin Bahar, Deliler Teknesi, Dize, Eliz, Evrensel Kültür, Forum Edebiyat, Gediz, Hayâl, H. Gösteri, Kitap-lık, Lâcivert, Mor Taka, Özgür Edebiyat, Patika, Sanat ve Edebiyat, Sanat Cephesi, Sıkıntı, Sincan İstasyonu, Sözcükler, Şehir, Şiirsanatı, Taflan, Tavır, Tay, Varlık, Yasakmeyve, Yazılıkaya ve Yedi İklim’de yayımlanan şiirleri okudum, inceledim. Abdülkadir Budak’ın, Sincan İstasyonu dergisinde yer alan “Lanet Okuma Hakkı” adlı şiirini Ayın Şiiri olarak değerlendirdim. Belki bilmeyen vardır, bu dergiyi çıkaran da Abdülkadir Budak’tır. Budak’la 70’li yıllarda tanışmıştım. Benim 1969’da açıp 1984’e kadar çalıştırdığım Üst Bostancı’daki Yeryüzü Kitabevi’ne Osman Serhat’la birlikte uğramışlardı. Osman Serhat zaten oralarda oturuyordu. Budak’la çok sonraları bir edebiyat etkinliği için Bodrum Bitez’e geldiğinde karşılaştık. Eh yeri geldi, anlatayım. Bir motorla bir grup arkadaş Karaada’ya gitmiştik. Benim ayağımda beyaz plastik terlikler vardı. Adanın içindeki mağarada yüzüp motora döndüğümde terlikler bıraktığım yerde yoktu. Kim aldı terliklerimi diye soruştururken Budak o terlikler benimdi, aldım dedi. Kardeşim dedim ben buraya yalın ayakla mı geldim! Biraz tartıştıktan sonra terliklerimi geri aldım. Meğer aynı terlikten onun da varmış. Birlikte kaldığımız yere gidince bulmuş doğal olarak. Şairler dalgın olurlar ama bu kadarı da fazla. Bu da hoş bir anı. Altı yıldır bu Ayın Şiiri çalışmasını sürdürüyorum. Seksene yakın şairi değerlendirdim Abdülkadir Budak kadar çok ödül almış hi&cc... Devamı

30 03 2009

TÜRK EDEBİYATI İÇİN BİR TAKVİM ÇALIŞMASI TASLAĞI*/ ALİ ŞAHİN

TÜRK EDEBİYATI İÇİN BİR TAKVİM ÇALIŞMASI TASLAĞI*ALİ ŞAHİN____________________________________________ EDEBİYAT TAKVİMİ / OCAK ______________________ 2 OCAK -1852 Abdülhak Hamit Tarhan doğdu.2 OCAK -1980 Mustafa Nihat Özön öldü.2 OCAK -1981 Eflatun Cem Güney öldü.3 OCAK -1501 Ali Şir Nevai öldü.3 OCAK -1799 Şeyh Galip doğdu. 4 OCAK -1927 Süleyman Nazif öldü.5 OCAK -1975 Arif Nihat Asya öldü.5 OCAK -1983 Ressam Ibrahim Safi öldü.8 OCAK -1967 İlhan Tarus öldü.8 OCAK -1979 Vehbi Cem Aşkun öldü.9 OCAK -1945 Osman Cemal Kaygılı öldü.9 OCAK -1964 Halide Edip Adıvar öldü.9 OCAK -1990 Cemal Süreya (Seber) öldü.10 OCAK -1635 Nevizade Atayi öldü.11 OCAK - 1995 Onat Kutlar öldürüldü.12 OCAK - 1900 Abdülbaki Gölpınarlı doğdu.13 OCAK -1973 Sabahattin Eyüboğlu öldü.14 OCAK -1944 Mehmet Emin Yurdakul öldü.14 OCAK -1987 Film yapımcısı ve yönetmeni Turgut Demirağ öldü.17 OCAK -1954 İsmail Habib Sevük öldü.17 OCAK -1957 Edip Ayel öldü.17 OCAK -1983 Tiyatro sanatçısı Melahat Içli öldü.18 OCAK -1960 Nahit Sırrı Örik öldü.22 OCAK -1983 Yazar Kemal Bilbaşar öldü.24 OCAK -1993 Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu bir suikast sonucu öldürüldü.25 OCAK -1962 Ahmet Hamdi Tanpınar öldü.26 OCAK -1912 Mehmet Celal öldü.27 OCAK -1635 Nef’i öldü.27 OCAK -1913 Ebüzziya Tevfik öldü.28 OCAK -1953 Neyzen Tevfik öldü.28 OCAK -1981 Şair Özdemir Asaf öldü.28 OCAK -1989 Tiyatro sanatçısı Gürbüz Bora öldü.29 OCAK -1957 Ziya Osman Saba öldü.31 OCAK -1914 Recaizade Mahmud Ekrem öldü. EDEBİYAT TAKVİMİ / ŞUBAT ______________________ 08 Şubat 2001 Ahmet Kabaklı öld&... Devamı

27 03 2009

20090327 SEÇİM/GEÇİM DERKEN… / ALİ ŞAHİN

20090327 SEÇİM/GEÇİM DERKEN… / ALİ ŞAHİNDün şöyle bir kitapçıları kolaçan ettim. Epeyce bir dergi ile döndüm eve. İlk sayıları ile tanışma olanağı bulduğum Türkiye’nin ilk öykü gazetesi “Kül Öykü” nün sayfalarını karıştırırken içinde ne göreyim…”Yaprak… Fikir-Sanat Gazetesi” Birkaç kez çeşitli dergilerin tıpkı basım ek olarak verdiği gibi Nostaljik bir ek diye sevinmeme ramak kala , bir de baktım ki Özlem Sezer’in koca bir sayfa şiiri. Allah Allah… Sağını solunu kurcalarken en tepede: Mart 2009 Sayı: 2 “Kül Öykü Gazetesinin Ücretsiz Ekidir” yazısını gördüm. İlginçti ekin sayfaları da gazetenin tam ortasındaydı ve 21–28 sayfa numaralarını almıştı. Evet, 1940’lı yılların sonundaki Yaprak (*)  günümüzde çıksa neler yazılırdı dercesine çok güzel bir çalışma yapmışlar. Kutluyorum onları. Büyük bir zevkle okudum. Gerçi paylaşılacak şey çok ama güncel olması nedeniyle aşağıdaki yazıyı paylaşmadan edemedim.. Bakalım siz neler düşüneceksiniz? “Yaprak Dergisi Haber Ajansı Olarak Ana Muhalefet Partisi CHP’ye Akıl Veriyoruz… Evet, CHP’ye akıl veriyoruz, çünkü artık Deniz Baykal’dan umudumuzu kestik ve ona akıl vermekten vazgeçtik. Ona ”Allah akıl versin artık…” Evet, CHP’yi uyarıyoruz, çünkü zavallı bir oy oranı ile Ana muhalefette kalmaktan ve oranın nimetlerini yemek yolundaki kişisel çıkarlarından başka bir şey düşünmeyen bu adamların her türlü akıla gereksinim var… ‘Kur-an Türkçe okunursa, Kur-an kursuna da gerek olmaz. Siz hiç İncil Kursu verildiğini duydunuz mu?’”&... Devamı

25 03 2009

DERGİLER ve ŞİİR SEÇKİLERİ (ALFABETİK SIRAYA GÖRE)

DERGİLER ve ŞİİR SEÇKİLERİ (ALFABETİK SIRAYA GÖRE)ADAM SANATaylık sanat dergisiSahibi :Adam Yaımcılık A.Ş. adına Nazar BüyümYay. Yön. Sor.Yazı İşleri Md : A. Turgay FişekçiYazışma Adresi :Küçükparmakkapı Sok. No: 17 80060 Beyoğlu / İSTANBULE-mail Adresi : tfisekci@hotmail.comADI YOK DERGİSİ3 Aylık Edebiyat Dergisi Sahibi : Sibel Atalay Yazışma Adresi :: Bankalar Cad. Kent İş Mer. K:2 No:65 SAKARYA tel: 281 22 88AGORAiki aylık yeni bin yıl kültür sanat edebiyat dergisiSahibi : Özgür KılıçlarYay.Yön. ve Yz. iş. Md. : Hasan ÖzkılıçYazışma Adresi : Hasan Özkılıç / P.K. 91 35241 Basmane / İZMİRE-mail Adresi : agoradergi@hotmail.comİnretnet Adresi : AĞIR OL BAY DÜZYAZIiki aylık şiir dergisiSahibi : Emsal KılıçYazı İşleri Md : Fatih Yamen (Selçuk)Yazışma Adresi : Efendi Cad. 1225 Sokak. 13 / 2 GEBZEE-mail Adresi : agirolbayduzyazi@yahoo.comİnternet Adresi : tel - faks : 0262 646 33 88AKATALPAaylık edebiyat dergisiSahibi ve yazı işleri müdürü :Melih ElalYayın yönetmeni :Ramis DaraYazışma adresi : Ramis Dara P.K. 68 16361 Ulucami - BURSAE-mail adresi : akatalpa@ hotmail.comİnternet Adresi :www.akatalpa.comfaks : 0224 225 40 52AMİK DERGİSİİki Aylık Kültür DergisiSahibi : Nazlı Güldiker Yazışma adresi : Atatürk Cd. Kızılay İşh. K:1 No:24 HATAYtel : 213 96 49 AYLAKiki aylık öykü dergisiAylak; beş tane öykü sevdalısının çıkardığı amatör bir öykü dergisidir.Aylak; başka öykü sevdalılarıyla buluşmak için bir platformdur.Aylak; öyküyü öğrenmek isteyip gelecekte de öyküyle ilişkisini sürdürmek isteyenlerin kendilerini görmek ve göstermek için fırsat buldukları, bulacakları bir dergidir.Aylak; kendisine her şekilde destek verecek (öykü yazan, öykü okuyan, öykü yayan) insanları ... Devamı

25 03 2009

Gazetelerde Manşet ve

Gazetelerde Bugün Günlük basının gündemi hep ilginç gelmiştir bana. Kendi dar olanaklarımla bunca gazeteyi yan yana dizip incelememe imkân yok elbette. Ben genelde en çok 3–5 gazeteyi bir arada görebiliyorum, onları da ye bir dernek lokalinde, öğretmen evinde ya da bir çayevi vb yerlerde. Şunu da itiraf edeyim ki en çok gazeteyi bir arada gördüğüm yer Tokat’ın Turhal Öğretmen evi olmuştu.2003 yılı boyunca Pazar’dan dönüşte her akşam elden geçirirdim onları tek tek. Bununla sınırlı değil elbette gazete başlıkları izleme. Her gün çeşitli kanalların günlük basını kolaçan etmelerini de kaçırmam genelde. Fakat onların bakış açıları biraz daha farklı oluyor.. Manşetten sapıyorlar çoğu zaman. Kimi siyasal nedenlerle kimi de aynı konuyu tekrarlamaktan kaçındığından gündemi yakalamak yerine küçük haberlere kayabiliyorlar. Nette Cumhuriyet yapıyor bu işi bir süredir. Oradaki portal bu açıdan da ilginç geliyor bana. Abonelere mahsus sayfalarına dalmadan bu bölümü kolaçan ederim önce. Nette bunu başka şekillerde de gözlemek mümkün elbette. Gazetelerin birinci sayfaları ile sınırlı kalmakla yetinirseniz, ilk sayfaları yan yana açıp “Memleketimden İnsan Manzaraları” izleyebilirsiniz. Bugün Cumhuriyetin gözü ile bakalım güzide basınımızı manşetlerine hep birlikte diyorum: Cumhuriyet, bugünkü manşet haberinde Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan gazeteci Mustafa Balbay'ın yazılarının engellenmesinin, hukukçular ve İnsan Hakları Komisyonu üyeleri tarafından tepkiyle karşılandığını yazdı. Akşam'ın ise manşetinde Cumhurbaşkanı Gül'ün 'Kürdistan' sözü var.  İşte Türkiye'nin önde gelen gazetelerinin m... Devamı

24 03 2009

ŞİİRLE DOLU, ŞİİR GİBİ 3 GÜNÜN ARDINDAN (FOTO ALBÜM) / ALİ ŞAHİN

V.Uluslararası İzmir Şiir Buluşması 20-22 Mart 2009 / Foto AlbümKategori: Habere-posta: bariscanogul@gmail.com... Devamı

24 03 2009

ŞİİRLE DOLU, ŞİİR GİBİ 3 GÜNÜN ARDINDAN / ALİ ŞAHİN

ŞİİRLE DOLU, ŞİİR GİBİ 3 GÜNÜN ARDINDAN / ALİ ŞAHİN  “Esirgemeyen ve Bağışlamayan Şiir’in adıyla…”diye başlanan buluşmada “Başlangıçta daima şairler vardı, başlangıçta daime şairler olacak…”  diyen Attila İlhan’ın dediği gibi yine şairler vardı alanda. Düzyazı ustası Aziz Nesin’in deyişiyle, “her 3 kişiden 4 ünün şair olduğu” ülkemizde “şiirin başkenti” Güzel İzmir’de yine bir şiir etkinliğiyle başbaşayız. Evet, İzmirli bir etkinlik ama şairlerin doğum ve yaşadıkları yerlere şöyle bir göz atıldığında Arnavutluktan ülkenin en doğusuna geniş bir coğrafyaya yayıldığını hemen görmek olası etkinliğin kapsama alanının… Emeklilik işe yaradı doğrusu. 10 yıllardır taşrada çeşitli kültür sanat etkinliklerden uzak yaşamanın acısını çıkarmaya çalışırcasına etkinlik izliyorum. Bu alanda Konak Belediyesi imdadıma yetişiyor sağ olsun. Gün geçmiyor ki dolu dolu bir etkinlik olmasın. Bu yıl ağırlığını Balkan ülkelerinden gelen  şairlerin  oluşturduğu etkinlik Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Beyhan Özdemir'in “Balkanlar” konulu fotoğraf sergisiyle başladı. Konak Belediyesi, PEN Yazarlar Derneği ile Uluslararası 5. İzmir Şiir Buluşması’nı Dr. Selahattin Akçiçek Eşrefpaşa Kültür Merkezi  Avni Anıl sahnesinde gerçekleştirdi 20–22 Mart 2009’da. 3gün 3 gece şiirle yatıp şiirle kalktık. Balkan ülkelerinin katılımı 40’dan fazla şairin buluştuğu etkinliğin açılış konuşmasını yapan Uluslararası PEN Türkiye Merkezi Başkanı Tarık Günersel, ”Konak Belediyesi’nin beş yıldır düzenlediği şiir buluşmaları sayesinde iyi anılar edindik Konak Beled... Devamı

11 02 2009

A. Alsah Blogları

                                                      •  Anasayfa                                                       • Rıfat Ilgaz Arşivi  •  Taşköprü'den Bakış   • Kastamonu Net (Blogcu)   •  Şiir Sayfası •   Öykü  •  Sinema   • Atatürk •  Edebiyat  •  Roman Yazıları Politika  • A.Alsah Blogları • AliŞahin'inNotDefteri / Haziran '07 • AlsahBlogYazılarıSeçkisi / Haziran '07 • EdebiyatGündemi / Kasım '05 • EnGüzelAtatürkŞiirleri (Seçki) / Aralık '05 • GünDem / Haziran '07 • Günden Güne / Haziran '06 • GüneşeKarşıYürümek • İşte Öyle Bir Şey • Günlerin Getirdiği / Mayıs '06 • KastamonuNet / Aralık '05 • Okudukça • ÖykülerÖykücüler / Aralık '05 • RomanYazıları / Aralık '05 • RıfatIlgazArşivi / Ağustos '06 • ŞiirlerŞairler / Aralık '05 • Taşköprü'denBakış / Kasım '05 • UmudaYolculuk / Mayıs '06 • YedinciSanat / Aralık '05 • YenidenDergi / Haziran '07 • YeniDergi / Ocak '07 • YeniG&uu... Devamı

16 01 2009

MEHMET AYDIN / ANI / A. ALİ ŞAHİN

Anasayfa   Rıfat Ilgaz Arşivi   Taşköprü'den Bakış   Kastamonu Net (Blogcu)    Şiir Sayfası   Öykü   Sinema   Atatürk  Edebiyat   Roman Yazıları Politika  • A.Alsah Blogları  •AliŞahin'inNotDefteri / Haziran '07 • AlsahBlogYazılarıSeçkisi / Haziran '07 • EdebiyatGündemi / Kasım '05 • EnGüzelAtatürkŞiirleri (Seçki) / Aralık '05 • GünDem / Haziran '07 • Günden Güne / Haziran '06 • GüneşeKarşıYürümek • İşte Öyle Bir Şey • Günlerin Getirdiği / Mayıs '06 • KastamonuNet / Aralık '05 • Okudukça • ÖykülerÖykücüler / Aralık '05 • RomanYazıları / Aralık '05 • RıfatIlgazArşivi / Ağustos '06 • ŞiirlerŞairler / Aralık '05 • Taşköprü'denBakış / Kasım '05 • UmudaYolculuk / Mayıs '06 • YedinciSanat / Aralık '05 • YenidenDergi / Haziran '07 • YeniDergi / Ocak '07 • YeniGüneTürkü / Ocak '07  • ALİ ŞAHİN (a.alsah) SİTE, BLOK VE WEB SAYFALARI ::: "Biri Mutlaka Sizin İçin..." • ALİ ŞAHİN (a.alsah) / TÜM YAZILARIMEHMET AYDIN / ANI A. ALİ ŞAHİN ______________________________________________2006-05-20 Şair Mehmet Aydın... Adını ilk kez 1970'te bir ödül nedeniyle duymuştum. Ama asıl tanımam Gazi'deki öğrencilik yıllarımda oldu. Benim için o bir öğretmendi Gazi Eğitim Enstitüsü'nde bıçak sırtında öğrencilik yıllarımızda... Yıl 1975-78. Yılda bir buçuk ay giderdik, Beşevler'den Gazi'ye; dönem zor bir dönemdi, Her katın, her dersliğin bir "reis"i vardı. Benim bir şansım da bizim sınıfın "reis"inin &Cc... Devamı

20 06 2008

Başlangıcından Bugüne Altın Portakal'ın En İyileri/ Ali ŞAHİ

Başlangıcından Bugüne Altın Portakal'ın En İyileri/ Ali ŞAHİN 1.ALTIN PORTAKAL FİLM YARIŞMASI (4 - 10 EKİM 1964)FİLM : Gurbet Kuşları (Halit Refiğ)YÖNETMEN : Halit Refiğ (Gurbet Kuşları)GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ : Ali Uğur (Acı Hayat)KADIN OYUNCU : Türkân Şoray (Acı Hayat)ERKEK OYUNCU : İzzet Günay (Ağaçlar Ayakta Ölür)YARDIMCI KADIN OYUNCU : Yıldız Kenter (Ağaçlar Ayakta Ölür)YARDIMCI ERKEK OYUNCU : Ulvi Uraz (Yarın Bizimdir)JÜRİ ÜYELERİ : Dr.Avni Tolunay, Bn.Tolunay, Dr.Burhanettin Onat, Prof.İsmail Hakkı Onay, Hadi Yaman, Selahattin Burçkin, Mustafa Yücel, Faruk Kenç2.ALTIN PORTAKAL FİLM YARIŞMASI (24 MAYIS - 4 HAZİRAN 1965)1. FİLM : Aşk ve Kin (Turgut Demirağ) 2. FİLM : Keşanlı Ali Destanı (Atıf Yılmaz) 3. FİLM : Karanlıkta Uyananlar (Ertem Göreç) YÖNETMEN : Atıf Yılmaz (Keşanlı Ali Destanı) SENARYO : Vedat Türkali (Karanlıkta Uyananlar) GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ : Gani Turanlı (Aşk ve Kin) ÖZGÜN MÜZİK : Nedim Otyam (Karanlıkta Uyananlar) KADIN OYUNCU : Fatma Girik (Keşanlı Ali Destanı) ERKEK OYUNCU : Fikret Hakan (Keşanlı Ali Destanı) YARDIMCI KADIN OYUNCU : Aliye Rona (Hepimiz Kardeşiz)STÜDYO : Acar Film StüdyosuKISA METRAJLI FİLM : Bir Damla Suyun Hikâyesi (Behlül Dal)JÜRİ ÜYELERİ : Nejat Duru, Nurhan Nur, Sabahattin Ataker, Davut Ergün, Mehmet Dinler, Dr.Ak, Bn.Tolunay, Bn.Turgay, Dr.Burhanettin Onat3.ALTIN PORTAKAL FİLM YARIŞMASI (24 MAYIS - 4 HAZİRAN 1966)1. FİLM : Bozuk Düzen (Haldun Dormen) 2. FİLM : Toprağın Kanı (Atıf Yılmaz) 3. FİLM : Muradın Türküsü (Atıf Yılmaz) YÖNETMEN : Memduh Ün (Namusum İçin) SENARYO : Erol Keskin, Haldun Dormen (Bozuk Düzen) GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ : Mustafa Yılmaz (Namusum İçin) ÖZGÜN MÜZİK : Nedim Otyam (İsyancılar) KADIN OYUNCU : Selma Güneri (Son Kuşlar,Ben &... Devamı

18 09 2008

DEVREKANİ'DEN OĞUZ ATAY / ALİ ŞAHİN

DEVREKANİ'DEN OĞUZ ATAY / ALİ ŞAHİN ___________________________________________________________ YAŞAMI:ÇOCUKLUĞU VE AİLE ÇEVRESİOğuz Atay'ın babası, 1892* yılında Kastamonu'nun Devrekani ilçesinin Etçiler köyünde doğar. Oğuz Atay, "Babama Mektup" başlıklı metninde "doğdun (...) köyde, kasabada, taşrada yetiştin," ( KB.162) diye söz eder babasından. 1909 yılında Kastamonu'da polis memuru olarak göreve başlayan Cemil Atay, 1911'de komiser muavini, 1914'te ikinci sınıf komiser, 19l9'da Kastamonu ser komiseri olur; çalışkan ciddi ve güvenilir yapısıyla meslek yolunda hızla ilerlemektedir. 1920'den sonra Küre, Bafra, Safranbolu, Sinop, Taşköprü ve Kastamonu'da hukuk mekanizmasının çeşitli kademelerinde sorgu yargıcı ceza yargıcı ve savcı olarak görev yapar. Osmanlı döneminin alaylı hukuk sisteminden gelmektedir. Mesleğe polis olarak başlamış, 10 sene zabıtada çalışmış,17 sene de hukuk bürokrasisinin çeşitli görev basamaklarında bulunmuş, sistemin üst kademelerine kadar yükselmiştir. Ankara Hukuk Fakültesinden 1942 yılında 50 yaşındayken diploma alır.(Yıldız Ecevit, 24) 1933 yılında İnebolu'da görevli olduğu sırada orada Muazzez Hanımla evlenen Cemil Atay'ın ilk çocuğu Oğuz Atay da 1934 yılında İnebolu'da dünyaya gelir. Okul öncesi yılları İnebolu'da ve Kastamonu'da geçer. Anne Muazzez Hanım, toplumun ilk çalışan kadınlarındandır. Evlilikten sonra İnebolu'da başladığı ve 2 yıl sürdürdüğü ilkokul öğretmenliğini eşinin Kastamonu'ya atanması nedeniyle daha sonra Kastamonu'da İsfendiyarbey ilkokulunda (1938) devam ettirir. Aile içi eğitimde öğretmen annenin rolü büyüktür; Oğuz Atay'ın ilk öğretmenidir anne... Okumayı okula gitmeden daha 5 yaşında iken sökmüştür. Karşıt kişiliklerine karşın anne ve baba birbirlerinin dillerinden iyi... Devamı

18 02 2007

GÜNLERDEN KALAN

GÜNLERDEN KALAN / ALİ ŞAHİN 2007–01–07; İzmir. Açlık kan şekerim 141. Harman yerinde –pardon hep böyle diyorum, doğrusu Bayramyeri- taraçası denize nazır 5 katlı bir apartmanın son katında balkonda sigaramı tüttürüyor, çatıdan denizin nasıl görüneceğini hayalimde kestirmeye çalışıyorum. Yazdan kalma güneşli bir gün, hissedilen sıcaklık bilmem kaç… Günlerden Pazar. Bugün bu semtin pazarı, ellerinde poşetler, torbalar, Pazar arabaları ile bir yandan pazara gidenler, bir yandan dönenler…  Sabah geç kalktım. Dün gece hackerlerle uğraştım geç zamanlara kadar. Sonra bebek zırıltısı derken tan ağarınca yatıp öğleyin kalktım. Şekerde sanırım onun stresi de etken oldu. Kahvaltıyı yaptık öğle ezanı okunurken. Birazdan biz de pazara çıkacağız. Odada sigarayı yasakladı Sudenaz. "Eşkıyanın bu gece ne yapacağı belli olmaz." Dedim İsmet Paşa vari bir dosta. Sabah kalktığımda neler yapmış bakayım dedim. Net gitmiş, ADSL'nin azizliği işte. Tam aradığın zaman yok olur.  Fırsattan istifade siteler için gelen ya da benim seçkilerim için alıp dosyaladığım yazılara göz atıyorum. Bir de msn rahatsızlığından azade çevrimdışı geziniyorum nette.. Daha önce hiç mola vermeden gezindiğim sayfalara tıklıyorum yeniden. Bu kez soluklana soluklana rahat rahat okuyorum o zaman şöyle bir göz atmakla yetindiğim bazı önemli makaleleri… Güncelliği nedeniyle çoğunu büyük bir zevk alarak, bir ikisini de "ben bunu okuyamazsam başkaları nasıl okuyacak" diye dinlene dinlene bir edebiyat öğretmeni sorumluluğuyla okumaya çalıştığım tüm kitaplarını kısaca irdeleyen Radikal Kültür Sanat sayfasında çıkan "10 Kitabıyla Orhan Pamuk " dosyası ilişiyor gözüme.  Şifresi kırılan 2 adresim ve 3 Bloğum bu ... Devamı

18 09 2008

ELMAPINARI'NDA 'EĞİTMEN RIZA'NIN EVİNDE

ELMAPINARINDA EĞİTMEN RIZANIN EVİNDE   Elmapınarı'nda Eğitmen Rıza'nın Evinde / Ali ŞAHİN (Fakir Baykurt'un, Kaplumbağalar Romanının Kahramanlarından)  "Tozak köyü şu koca yeryüzünde, kıyıda köşede kalmış bin yamalı bir yoksul yorganı, alabildiğine kurak, bakımsız, unutulmuş. Ahalisi desen günümüz köylüsü: Hâlâ devletten medet uman, "Hökümetimiz en iyisini bilir" diyen, cahil, kaba saba ama bir o kadar çalışkan, sahici ve vicdanlı. Köyün Eğitmen Rıza'sı, Muhtar Battal'ı ve akıllı delisi Kır Abbas'ı gün olur akıl yürütür, el ele verir, köylüyü de peşine takıp bir bağ kurar, hem de taşlı bir tarlada, bin bir emekle, özveriyle ve gece gündüz çalışarak. Tam ağızları üzümlerle tatlandı, yürekleri umutla doldu derken, hiç ummadıkları bir anda hükümetin tokadını yerler... ama ne tokat! Bir anda, bürokrasinin çarkında bir çapak olup çıkarlar. Hak hukuk ararlar aramasına ama neyin hakkı, neyin hukuku?" (*) "Mazimizde yer etmiş ama bugün hala varlığını sürdüren sorunlara değinen, yalın ama zengin bir dille yazılmış, özgün ve aydınlık bir edebiyat eseri olan Kaplumbağalar, yaratıcı ülkemiz köylüsünün olduğu kadar, onun bürokrasi karşısındaki çaresizliğinin ve cehaletinin de hikâyesini anlatıyor." Diye tanıtılmış arka kapak yazısında kitap.  Aklıma koydum bu kez.. Tozak kırını, eğitmen Rıza'nın oğlunu ve mezarını görüp O mekânı havasını teneffüs edeceğim iyice. Kastamonu'da kısa dönem şube müdürlüğüm sırasında ilk Müfettiş Emin Arık getirip tanıştırmıştı Yalçın Dikenoğlu'nu… "Bak Ali Şahin" diyerek, "sen Fakir'in Kaplumbağalarını okumuş muydun, gerçi senin gibi kitap koliğe bu soruyu sormak abes ama&h... Devamı

17 09 2008

ALİ ŞAHİN: EN İYİ DERLEYİCİ

02 Ocak 2006 PazartesiALİ ŞAHİN: EN İYİ DERLEYİCİ"...Kastamonu'nun Devrekani ilçesindeki Mustafa Kaya Şenlik bölge okulundakiöğrencilerin en belirgin özelliği, Türkçe öğretmeni olmak istemeleri. Genç Türkçe öğretmenlerine olan hayranlıklarını gizlemeyen öğrenciler, Türkçe ders saatlerini iple çekiyorlar.*Hüzünlü öykülerini anlatarak içlerini dökmek için birbirleriyle kıyasıya yarışırken, üzerlerine çevrilen objektife karşı anında 'hazır ol'' durumuna geçiyorlar.'Ekmek elden su gölden, bir de dayak olmasa'Kastamonu'nun 5 bin nüfuslu Devrekâni ilçesine bağlı 262 öğrencili Mustafa Kaya Şenlik Yatılı İlköğretim Bölge Okulu (YİBO). İnebolu, Devrekani ve Küre'nin dağlık köylerinden gelen yoksulluğu tüm ağırlıklarıyla taşıyan çocuklardan oluşuyor. 1998- 1999 öğretim döneminde hizmete açılan okul, ilçeden 13 kilometre uzaklıkta bulunuyor.108 kız öğrenci okuyor. Çok sayıda yoksul öğrenciye ''eğitim kapılarını'' aralıyor. Aile özlemiyle karışan korku yüzünden altına kaçıran çocukların gece saatlerinde nöbetçi öğretmenler tarafından tuvalete kaldırıldığı okulda, ikinci çözüm de altı muşamba serili yatakların bulunduğu ''harita odaları''. İdrarın çarşafta harita izi bırakması nedeniyle ''harita odası'' adı verilen özel bölümlere alınan çocuklar ilaçlarla tedavi ediliyor.Mustafa Kaya Şenlik YİBO'daki öğrencilerin en belirgin özelliği, Türkçe öğretmeni olmak istemeleri. Genç Türkçe öğretmenlerine olan hayranlıklarını gizlemeyen öğrenciler, Türkçe ders saatlerini iple çekiyorlar.Hüzünlü öykülerini anlatarak içlerini dökmek i&cc... Devamı

02 01 2006

ALİ ŞAHİN: EN İYİ DERLEYİCİ

02 Ocak 2006 PazartesiALİ ŞAHİN: EN İYİ DERLEYİCİ"...Kastamonu'nun Devrekani ilçesindeki Mustafa Kaya Şenlik bölge okulundakiöğrencilerin en belirgin özelliği, Türkçe öğretmeni olmak istemeleri. Genç Türkçe öğretmenlerine olan hayranlıklarını gizlemeyen öğrenciler, Türkçe ders saatlerini iple çekiyorlar.*Hüzünlü öykülerini anlatarak içlerini dökmek için birbirleriyle kıyasıya yarışırken, üzerlerine çevrilen objektife karşı anında 'hazır ol'' durumuna geçiyorlar.'Ekmek elden su gölden, bir de dayak olmasa'Kastamonu'nun 5 bin nüfuslu Devrekâni ilçesine bağlı 262 öğrencili Mustafa Kaya Şenlik Yatılı İlköğretim Bölge Okulu (YİBO). İnebolu, Devrekani ve Küre'nin dağlık köylerinden gelen yoksulluğu tüm ağırlıklarıyla taşıyan çocuklardan oluşuyor. 1998- 1999 öğretim döneminde hizmete açılan okul, ilçeden 13 kilometre uzaklıkta bulunuyor.108 kız öğrenci okuyor. Çok sayıda yoksul öğrenciye ''eğitim kapılarını'' aralıyor. Aile özlemiyle karışan korku yüzünden altına kaçıran çocukların gece saatlerinde nöbetçi öğretmenler tarafından tuvalete kaldırıldığı okulda, ikinci çözüm de altı muşamba serili yatakların bulunduğu ''harita odaları''. İdrarın çarşafta harita izi bırakması nedeniyle ''harita odası'' adı verilen özel bölümlere alınan çocuklar ilaçlarla tedavi ediliyor.Mustafa Kaya Şenlik YİBO'daki öğrencilerin en belirgin özelliği, Türkçe öğretmeni olmak istemeleri. Genç Türkçe öğretmenlerine olan hayranlıklarını gizlemeyen öğrenciler, Türkçe ders saatlerini iple çekiyorlar.Hüzünlü öykülerini anlatarak içlerini dökmek i&cc... Devamı

17 09 2008

“KIRMIZI, YEŞİL, MAVİ DENİZ”E SICAK BİR MERHABA̷

“KIRMIZI, YEŞİL, MAVİ DENİZ”E SICAK BİR MERHABA… (*)ALİ ŞAHİNCide Postası’na yazar mısın? Dedi Sevgili adaşım … Yazar mıydım, yazarsam ne yazardım? Yazmak basit bir eylem gibi görünmekle birlikte zor bir uğraş, ya da bana göre öyle olmuştur hep…Evet uzun zamandır nerdeyse kırk yıldır bir yerlere bir şeyler yazarım.. Niçin, kimin için diye düşünmem. Hani Sait Faik, 'Yazmasam ölecektim' diyor ya, yazmak rahatlatır insanı, içini boşaltır ferahlarsın. Neler yoktur ki o defterlerde, küçük küçük kesilmiş kağıtlarda.Ben defterden çok çeyrek sayfaları yeğlemişimdir hep. Kolay olur, alfabetik sıraya dizersin bozarsın, yeniden dizersin.. Öğretmenlik yaşamımda da hiç haz etmedim her gün günlük plan yapmaktan ama klasik plan dışında hep notlarla girdim derslerime.. Çeyrek kağıtlarda, çoğu zaman yarım kağıdı ikiye katlayıp kesmeden iki çeyrek kağıt türeterek. Tekrar geliştirerek kullanmak imkanını da verdiği için bayağı güzel de bir yöntem bana göre, elimde yetki olsa günlük planları böyle yaptırırdım öğretmenlere…Birinde Bakanlık Müfettişi, dersimi dinledi plan dedi yazar ve konu adlarına göre düzenlediğim kağıtları yıllık planlarla dosya içinde uzattım, bunlar ne diye öfkelendi, kağıtları yerlere saçtı, toparlayıp tekrar koydum masasına. Edebiyat öğretmenleriyle yaptığı toplantıda hiç değinmedi, plan yokluğuna, raporunda da…Ne alaka diyeceksiniz siz şimdi haklı olarak, bunları neden anlatıyorum? Geleceğim oraya. Yazmak, düzenli planlı, günü gününe, haftada mutlaka bir yazı, ayda bir yazı.. Bu kalıplar beni hep zorladı, her gün köşe yazısı yazanlar ne yazarlar diye inceledim zaman zaman, nasıl olur da tekrara düşmezler? Evet her gün bir yerl... Devamı

10 09 2008

Başlangıçtan Günümüze Türk Edebiyatında Öykü Kitapları

2004'TE ÖYKÜ KİTAPLARIBaşlangıçtan Günümüze Türk Edebiyatında Öykü Kitapları Zamandizini 1 (1867- 1929)/ Ali ŞAHİN Başlangıçtan Günümüze Türk Edebiyatında Öykü Kitapları Zamandizini 2 (1930- 1939)/ Ali ŞAHİN Başlangıçtan Günümüze Türk Edebiyatında Öykü Kitapları Zamandizini 3 (1940- 1949)/ Ali ŞAHİN Başlangıçtan Günümüze Türk Edebiyatında Öykü Kitapları Zamandizini 4 (1950- 1959) / Ali ŞAHİN Başlangıçtan Günümüze Türk Edebiyatında Öykü Kitapları Zamandizini 5 (1960- 1969) / Ali ŞAHİNBaşlangıçtan Günümüze Türk Edebiyatında Öykü Kitapları Zamandizini 6 (1970- 1979)/ Ali ŞAHİNBaşlangıçtan Günümüze Türk Edebiyatında Öykü Kitapları Zamandizini 7 (1980- 1989)/ Ali ŞAHİN Başlangıçtan Günümüze Türk Edebiyatında Öykü Kitapları Zamandizini -Taslak- 8 (1990- 1999)/ Ali ŞAHİN Başlangıçtan Günümüze Türk Edebiyatında Öykü Kitapları Zamandizini -Taslak- 9 (2000- 2006)/ Ali ŞAHİN 2004'TE ÖYKÜ KİTAPLARIAli ŞAHİN 2005'TE ÖYKÜ KİTAPLARIAli ŞAHİN 2006'DA ÖYKÜ KİTAPLARIAli ŞAHİN... Devamı

10 09 2008

Başlangıçtan Günümüze Türk Edebiyatında Roman

Başlangıcından Bugüne Türk Romanı Zamandizini 1 (1872- 1929)/ Ali ŞAHİNBaşlangıcından Bugüne Türk Romanı Zamandizini 2 (1930- 1939)/ Ali ŞAHİN Başlangıcından Bugüne Türk Romanı Zamandizini 3 (1940- 1949)/ Ali ŞAHİNBaşlangıcından Bugüne Türk Romanı Zamandizini 4 (1950- 1959) / Ali ŞAHİNBaşlangıcından Bugüne Türk Romanı Zamandizini 5 (1960- 1969)/ Ali ŞAHİNBaşlangıcından Bugüne Türk Romanı Zamandizini 6 (1970- 1979) / ALi ŞAHİNBaşlangıcından Bugüne Türk Romanı ZamandiziniTaslağı 7 (1980- 1989)/ Ali ŞAHİNBaşlangıcından Bugüne Türk Romanı Zamandizini-Taslak- 8 (1990- 1999) / Ali ŞAHİNBaşlangıcından Bugüne Türk Romanı Zamandizini-Taslak- 9 (2000- 2006) / Ali ŞAHİN2004'TE ROMANAli ŞAHİN2005'TE ROMANAli ŞAHİN 2006'DA ROMANAli ŞAHİN2007'DE ROMANAli ŞAHİN... Devamı

11 09 2008

Başlangıcından Bugüne Türk Romanı Zamandizini (1)

Başlangıcından Bugüne Türk Romanı Zamandizini 1 (1872- 1929)/ Ali ŞAHİN____________________________________________________________________ 1872 ŞEMSETTİN SAMİ: Taaşşuk-i Talat ve Fitnat 1873 AHMET MİTHAT: Yeniçeriler 1874 AHMET MİTHAT: Dünyaya İkinci Geliş 1875 AHMET MİTHAT: Hasan Mellah 1875 AHMET MİTHAT: Hüseyin Fellah 1875 AHMET MİTHAT: Karı Koca Masalı 1875 AHMET MİTHAT: Yeryüzünde Bir Melek 1876 AHMET MİTHAT: Felaatun Beyle Rakım Efendi 1876 AHMET MİTHAT: Pariste Bir Türk 1877 AHMET MİTHAT: Çengi 1877 AHMET MİTHAT: Kafkas 1878 AHMET MİTHAT: Süleyman Musli 1878 NAMIK KEMAL: İntibah 1880 NAMIK KEMAL: Cezmi1881 AHMET MİTHAT: Belliyat-ı Müdhike 1881 AHMET MİTHAT: Henüz On Yedi Yaşında 1881 AHMET MİTHAT: Karnaval 1882 AHMET MİTHAT: Acaib-i Alem 1882 AHMET MİTHAT: Dürdane Hanım 1882 AHMET MİTHAT: Vah 1884 AHMET MİTHAT: Cellat 1884 AHMET MİTHAT: Esrar-ı Cinayet 1884 AHMET MİTHAT: Volter Yirmi Yaşında 1885 AHMET MİTHAT: Hayret 1888 AHMET MİTHAT: Arnavutlar Solyotlar 1888 AHMET MİTHAT: Demir Bey 1888 AHMET MİTHAT: Fenni Bir Roman 1888 AHMET MİTHAT: Haydut Montari 1888 UŞAKLIGİL,Halıt Ziya: Bir İzdivacın Tarih-i Muaşakası 1888 UŞAKLIGİL,Halıt Ziya: Bir Muhtıranın Son Yaprakları 1889 AHMET MİTHAT: Gürcü Kızı 1889 AHMET MİTHAT: Nedamet mi Heyhat 1889 GÜRPINAR, Hüseyin Rahmi: Şık 1889 SAMİPAŞAZADE SEZAİ: Sergüzeşt 1890 AHMET MİTHAT: Gürcü Kızı 1890 AHMET MİTHAT: Müşahedat 1890 AHMET MİTHAT: Rikalde 1890 AHMET RASİM: Güzel Eleni 1890 MEHMET CELAL: Bir Kadının Hayatı 1890 MEHMET CELAL: Vicdan Azapları 1891 AHMET MİTHAT: Hayal ve Hakikat (Fatma Aliye ile birlikte) 1891 AHMET RASİM: İlk Sevgi 1891 FATMA ALİYE: Hayal ve Hakikat 1891 MEHMET MURAT: Turfanda mı Yoksa Turfa mı1891 YALÇIN, Hüseyin Cahit: Nadide 1892 AHMET MİTHAT: Ahmet Metin ve Şirzat 1892 AHMET RASİM: Meşak-ı Hayat 1892 FATMA ALİYE: Muhadarat 1892 MEHMET CELAL: Küçük Gelin 1... Devamı

09 09 2008

Başlangıcından Bugüne Türk Romanı Zamandizini (2)

Başlangıcından Bugüne Türk Romanı Zamandizini 2 (1930- 1939)/ Ali ŞAHİN ____________________________________________________________________1930 BENİCE, Ethem İzzet: Aşk Güneşi 1930 GÜNTEKİN, Reşat Nuri: Yaprak Dökümü 1930 GÜZİDE SABRİ: Hicran Gecesi 1930 KOZANOĞLU, Abdullah Ziya: Kolsuz Kahraman 1930 MORKAYA, Burhan Cahit: Aşk Politikası 1930 SAFA, Peyami: 9'uncu Hariciye Koğuşu 1930 YESARİ, Mahmut: Bağrıyanık Ömer 1930 YESARİ, Mahmut: Kırlangıçlar 1931 BAŞAR, Şüküfe Nihal: Yakut Kayalar 1931 DERVİŞ, Suat(Baraner): Emine 1931 KOZANOĞLU, Abdullah Ziya: Savcı Bey 1931 MORKAYA, Burhan Cahit: İzmir'in Romanı 1931 NAYIR, Yaşar Nabi: Bir Kadın Söylüyor 1931 ORTAÇ, Yusuf Ziya: Kürkçü Dükkanı 1931 SADRİ ERTEM: Çıkrıklar Durunca 1931 SAFA, Peyami: Attila 1931 SAFA, Peyami: Fatih-Harbiye 1931 SELAHATTİN ENİS (Ataabeyoğlu): Kül Kedisi Evlendi 1931 TAN, M.Turhan: Gönülden Gönüle 1931 TAN, M.Turhan: Sevinç Han 1932 ATAY, Falih Rıfkı: Roman1932 BENİCE, Ethem İzzet: Beş Hasta Var 1932 BENİCE, Ethem İzzet: Gözyaşları 1932 GÜNTEKİN, Reşat Nuri: Kızılcık Dalları 1932 KARAOSMANOĞLU, Yakup Kadri: Yaban 1932 KESTELLİ, Raif Necdet: Yirminci Asır 1932 KOZANOĞLU, Abdullah Ziya: Sarı Benizli Adam 1932 MORKAYA, Burhan Cahit: Gazi'nin Dört Süvarisi 1932 MORKAYA, Burhan Cahit: Köy Hekimi 1932 NAYIR, Yaşar Nabi: Adem ile Havva 1932 REŞAT ENİS: Kanun Namına 1932 YESARİ, Mahmut: Sevda İhtikarı 1932 YESARİ, Mahmut: Bahçemde Bir Gül Açtı 1932 YESARİ, Mahmut: Kalbimin Suçu 1932 YESARİ, Mahmut: Su Sinekleri 1933 AKA GÜNDÜZ: Üvey Ana 1933 ALUS, Sermet Muhtar: Kıvırcık Paşa 1933 ALUS, Sermet Muhtar: Pembe Maşlahlı Hanım 1933 ASRAL, Suat Salih: Dağ Adamı 1933 BAŞAR, Şüküfe Nihal: Çöl Güneşi 1933 BENİCE, Ethem İzzet: On Yılın Romanı 1933 BERKANT, Muazzez Tahsin: Sen ve Ben19... Devamı

08 09 2008

Başlangıcından Bugüne Türk Romanı Zamandizini (3)

Başlangıcından Bugüne Türk Romanı Zamandizini 3 (1940- 1949)/ Ali ŞAHİN_____________________________________________________________________ 1940 AKA GÜNDÜZ: Yayla Kızı 1940 AYVERDİ, Semiha: Mabette Bir Gece1940 AZRAK, Kerime Nadir: Samanyolu 1940 AZRAK, Kerime Nadir: Seven Ne Yapmaz 1940 BERKANT, Muazzez Tahsin: O ve Kızı1940 KARAKURT, Esat Mahmut: Aldatacağım 1940 KARAKURT, Esat Mahmut: İlk ve Son 1940 KARAKURT, Esat Mahmut: Kocamı Aldatacağım 1940 ÖZDEŞ, Oğuz: Gizlenen Istıraplar 1940 ÖZDEŞ, Oğuz: Hasret 1940 PERİDE CELAL: Yaz Yağmuru 1940 SABAHATTİN ALİ: İçimizdeki Şeytan 1941 ATSIZ, H. Nihal: Dalkavuklar Gecesi 1941 AYVERDİ, Semiha: Ateş Ağacı 1941 AZRAK, Kerime Nadir: Funda 1941 BERKANT, Muazzez Tahsin: Kezban 1941 BERKANT, Muazzez Tahsin: Mualla 1941 GÜZİDE SABRİ: Necla 1941 HİSAR, Abdülhak Şinasi: Fahim Bey ve Biz 1941 KARAY, Refik Halid: Sürgün 1941 ORHON, Orhan Seyfi: Çocuk Adam 1941 ÖZDEŞ, Oğuz: Coşkun Gönüller 1941 PERİDE CELAL: Ana Kız 1941 PERİDE CELAL: Ana Kızıl Vazo 1941 SU, Mükerrem Kamil: Çırpınan Sular 1941 TALU, Ercüment Ekrem: Bir Gönül Böyle Sevdi 1942 AYVERDİ, Semiha: İnsan ve Şeytan1942 AYVERDİ, Semiha: Yaşayan Ölü 1942 AZRAK, Kerime Nadir: Gelinlik Kız 1942 AZRAK, Kerime Nadir: Sonbahar 1942 BALTACIOĞLU, İsmail Hakkı: Batak1942 BENİCE, Ethem İzzet: Sen de Seveceksin 1942 GÜNTEKİN, Reşat Nuri: Ateş Gecesi 1942 GÜRPINAR, Hüseyin Rahmi: Kesik Baş 1942 PERİDE CELAL: Ben Vurmadım 1942 SU, Mükerrem Kamil: Ateşten Damla 1942 ÜLKEN, Hilmi Ziya: Posta Yolu1943 AYVERDİ, Semiha: Son Menzil 1943 AZRAK, Kerime Nadir: 1943 Suçlu 1943 AZRAK, Kerime Nadir: Suçlu 1943 BERKANT, Muazzez Tahsin: Bir Genç Kızın Romanı1943 BERKANT, Muazzez Tahsin: Bülbül Yuvası 1943 BERKANT, Muazzez Tahsin: Dağların Esrarı1943 BERKANT, Muazzez Tahsin: Perdeler1943 BİLBAŞAR, Kemal: Denizin Çağırışı 1... Devamı